Sayfalar

20120123

SEVGİLİ SAMİMİYET; SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM

Neyi nasıl dediğinizle, ne yaşadığınızla ya da ne kadara sahip olduğunuzla ilgilenmiyorum. Hiçbir zaman da ilgilenmedim. Benden iyi hayatlar yaşayanlar dikkatimi pek çekmedi, daha kötü yaşayanlar için üzüldüm. Bunlara rağmen her gün yarıştım. Her gün bugün olduğum benle yarıştım, dünkü beni beğenmedim. Okudum okudum okudum.. Kitap okudum, web sayfaları okudum, kağıt paraların üzerindeki notları okudum. Dünyada rahat edebilmek için bilgi depoladım beynimde. Ne zaman bir işe başlasam ilk günümde personel yönetmeliklerini okuduğum gibi, kendimden emin yaşamak için hem okudum hem yazdım, bu dünyayla ilgili. Yazının gücünü her lakırtıdan üstün buldum. Kimsenin duygularını, birikimlerini, hatta eksikliklerini fark edemeden anlattığı hikayeleri yüzde yüz önemsemedim. Bu, küçükken kulaktan kulağa oyununu oynarken aklıma yerleştirdiğim bir dürtüydü. İşimde de böyleyim. Telefonla konuşmaktansa e-posta ile yazışmayı severim. Kelimelerin mimiklerden, imalardan arındırılmış halini severim. Bir de  altındaki yazarın imzası, bana söylediklerinin arkasında durduğunu simgeler, kendimi iyi hissederim.




Akşam akşam nereden geldiyse aklıma..

Hiç yorum yok: