Sayfalar

20110228

AŞK TESADÜFLERİ SEVER

Nihayet izleyebildim. Ama bu film beni bitirdi. Hayatımda izlediğim en şaşırtıcı romantik film değildi belki ama diğerlerinden farkı olduğu kesindi. Aşka dair o yumuşacık anlatımı, belki biraz da olayların Ankara'da geçmesinden kaynaklı, beni oldukça tavladı. Deli gibi ağladım.. Boğazım düğümlendi, hem finalde hem de kesit kesit filmin içinde. Çıkar çıkmaz kadınlar tuvaletine koştum. Etrafta rimelleri akmış, gözleri kıpkırmızı bir sürü kadın gördüm. İzleyen herkesin kalbine dokundu bu film. Mutlaka tavsiye ederim.

Not: Ankara Botanik Parkı'nda ikisi de bankta otururken, Özgür,  Deniz'in yüzüne doğru eğilip " sen şimdiye kadar nerdeydin?" diye fısıldadığında sanırım salonda birkaç kişi koltuğundan düştü. (ya da bana öyle geldi:)).. Ne romantik bir prenssin sen Mehmet GÜNSUR;)

20110222

Zaman nasıl da akıp geçiyor böyle? Şuna bak Şubat'ın 22'si olmuş. Benim beynim hala yılbaşını bekliyor. Zaman ne garip bir kavram. Bir çok şeyi hemen de silip atıyor. Bazı şeylere etki bile edemiyor. Hakimiyet alanı sınırlı yani. Küçükken en büyük korkum ileride tempolu bir iş hayatım olmasıydı. Kendimi akışa bırakıp farkındalıklarımı yitirmek, hayatı ve hayat sonrasını yakalayamamak, oturup düşünecek fırsat bulamamak, rüzgarda salınıp gitmek hep beni ürkütmüştür. Oysa bu aralar korktuğum başıma geliyor.Buraları benim gibi algılayan beyinler için ne büyük bir işkence! Ruhum acıktı çok. Doyuramıyorum, yemek bulamıyorum. Bu düzen.. sadece bedenleri doyurmaya yaran kara bir düzen var etrafta. Sürekli daha iyi bir evde oturduğumuzu hayal ediyorum, her arabama bindiğimde daha iyisini ne zaman alabilirim diye hesaplamalar yapıyorum. O kadar bunalıyorum ki, soluğu alışveriş merkezinde alıyorum. Ne derin bir rahatlama ama!.. Bu ne yüzeysel bir yaşam tarzı, nefessiz suya dalmak gibi bir şey. Allah'ım hepimizi kurtarsın..