Sayfalar

20100723

Ofiste Öğleden Önce Bunalmaları

Küçük bir yere yerleşmek istiyorum. Denizi olsun lütfen. Pöfür pöfür essin bir de. Bahçem olsun. Komşularım benim yaşımda ve çok eğlenceli olsunlar. Evimin havuzu da olsun. Home office bir işim olsun, mutlu çocuklarım ve tocacım.. Bembeyaz bir ev olsun bizimkisi. Kapı ve pencere kenarları tatlı bir mor veya koyu mavi olsun. Pembe çiçekler sarksın çatısından...

20100713

Burdayım


Ne kadar da uzun zaman olmuş yazmayalı... Tek sebebim canımın istememesi. Başka bir şey yok şükürler olsun. Geçen hafta yeni bir işe başladım bir kurumda. Ben & Kamu.. Ben Kalp Kamu. Ben Hate Kamu.. Bilmem ki göreceğiz sanırsam... Ama koşulsuz şartsız 17:30'da çıkmaya bayılıyorum. Tabi yeni evimiz şehre 30 km uzakta olmasaydı, fena olmazdı:)

Ankara çok sıcak. Nefes alamıyorum. Bir de nem peydah oldu şehirde. Denizi olan bir şehirmiş havalarında Ankara.  Aynı Denizli gibi. Neden o şehrin adı öyle? Denizi olmadığı halde öyleymiş gibi bir ismi var.

Çalışmaya tekrar başlamak değişik geldi elbette. İster istemez ev kızı modumda da bir düzeni hemen oturtuvermiştik. Şimdi o kurallar tekrar yıkılmaya başladı. Düzen bozuldu. Ama neyse ne, ben daha iyiyim. Afakanlarım yavaştan beni terkediyor. Benimle beraber başlayan başka "çömezler" de var. Şu ara "eğitiliyoruz". Hem sevdik de birbirimizi.

Bu sene tatil yok. Zaten biz de bu yönde karar almıştık. Ben pek gezme insanı sayılmam ama gidemeyeceğimi bildiğimden sanırım, tatile çıkmak istiyor canım. Hafta sonları kaçıyoruz bakalım. Zaten tocamı göremez oldum. Sabah ben ondan önce çıkıyorum. Akşamları da sıcaktan nefes alabildiğimiz sayılı anlarda iki kelam ediyoruz.

Şu sıralar hayat felsefem arayışlara son verme yönünde. Hep daha iyiyi isteyerek hayatımı estirikli bir şekilde geçirip heba etmeyecek kadar akıllıyım. Kabul edilebilir bir noktada "işte budur" demeyi bilmeli. Sıkıldım sürekli arzulamaktan. Artık dinginlik devri hayatımın. Kendimi pışpışlamalıyım biraz da.