Sayfalar

20091215

İki Film



Geçen hafta iki tane filme gittim. Bunlardan ilki 2012'ydi. Gerçekten beğendim. Görsellik süper. Hikaye tanıdık tabi. Bu konu üzerine bir sürü film çekildi şimdiye kadar. Kiminde dünyada taş taş üstünde kalmıyor ve canlıların hepsi ölüyor, kiminde de 2012'de olduğu gibi şanslı/zengin/bilgili bir grup dünyanın yeni aldığı haliyle ırkın devamını sağlıyor. 2012 Aralık ayında ne olur ne olmaz bilinmez. Belki zor zamanlar bekliyordur bizi. Ya da Maya'lar sadece takvimi bu kadar yapsak yeter sonra devamını getiririz deyip getiremeden yok olmuşlardır. Zaten baki olan tek şey dünyanın bize ait olmadığıdır bence. Neyse aslında bu filmle alakalı değinmek istediğim bu değil. Beni en çok düşündüren; insanların kendilerinin ölmesi pahasına ve hatta her şeyin pahasına çocuklarını kurtarmak istemeleri oldu. Nedense tüm filmde en çok bu kafama takıldı. Yahu evlat sahibi olmak nasıl bir duygudur?.. Ürkütücü buluyorum. Sen her an yanında olup koruyamadığın insanı canından bile çok sev. Olacak iş değil. Allah'a emanet yaşam diye buna denir. Tamam her üzüntüyü kontrol edemiyoruz kendi hayatımızda da fakat bir de adı üstünde "çocuk" bu. Hem kendimden çok seviyorum, hem her saniye yanında olup koruyamıyorum, hem de bu insan daha bir çocuk!..Allah hepimize yardım etsin..

Gördüğüm diğer film de Testere 6'ydı. Aslında takip etmediğim bir seri ama tocam müdavimi olduğundan beni de yanında sürüklüyor. Zaten filmlerin yüzde otuzluk bölümünde gözlerimi kapatıyorum. Yani serinin yüzde yetmişi izlenebiliyor diyebiliriz. Belki vardır tüm sahnelere bakabilen baba yiğitler. Evet serinin mantığı güzel; hayatınızın değerini bilin, çar çur etmeyin, başkalarının hayatlarıyla da oynamayın. Yoksa Testere'nin eline düşer ve kendinizi vahşice bir sınanmanın ortasında bulabilirsiniz. Sınavı geçerseniz hayatınızın ve başkalarının hayatlarının değerini farkedersiniz -bir iki uzvunuzu kaybetmiş olsanız da-. Testere çevresindekilere hayat dersleri veriyor evet. Keşke herkes güzel dersler alsa. Ama zaten almayanlar için Cehennem var. Yani Testere'nin Tanrıcılık oyunu beni hiç çekmiyor diyebilirim.

20091208

Çocukların Cinsel İstismarı Hakkında



Bir süredir üzerinde yoğunlukla kafa yorduğum bir konuya bu hafta Okan Bayülgen, "Muhabbet Kralı" programında değindi; Çocukların cinsel istismarı. Programda yakaladığım bazı istatistikler şu şekilde; Cinsel tacizlerin yüzde 70i 18 yaş altındaki insanların başına geliyor.Bunun yüzde 35i 12 yaş altında.Tacize uğrayan her yedi kişiden biri 6 yaşın altında.Dünyada kız çocuklarının vakalrında yüzde 96sı saldırganı tanıyor, yuzde 20sinin faili baba veya üvey baba. Tacizci genelde 30 yaş ve üstü. Saldırı olaylarında saldırganların yüzde 50si tanıdık.

Yakın olduğum veya sadece bu tecrübelerini paylaştığım bir çok insandan küçük yaşlarda başlarına gelenleri dinlemişimdir. İrili ufaklı herkesin başından cinsel taciz olaylarının geçtiğini biliyorum malesef. Mesela tacizcinin genelde erişkin olduğu sadece bir sanı bence. Çünkü küçük yaşlarda, yaşıtları tarafından bu olaylara maruz kalmış kişileri de dinledim. Zaten programda da söylenen, çocuğun 3 yaşında cinsel bilincinin oluştuğu yönünde. O nedenle çocukların bu konuda uyarılması bu yaşta başlamalıdır. Kız veya erkek çocuğa sahip olmak işi değiştirmiyor. Çünkü iki cinsten de bu kötü olayları hep duydum.

Şimdiden söyleyeyim de sonradan bana sapık muamelesi mi yapıyorsun demeyin; İleride bir oğlum olursa kimse pipisini görmeyi talep edemez. Benim çocuğumu kimse yastık olmadan kucağına oturtamaz. Çocuklarım ayrı ayrı odalarda yatarlar ve hemcins veya değil kimse ile aynı odada uyuyamazlar. Bebeğimin çıplak fotoğraflarını kimse çekemez. Anneli babalı toplantılarımızda çocuklar kontrol edilmeden içeride bir odada saatlerce oynayamazlar. Hiçbir özel ders öğretmeni çocuğumla odasında çalışmayı talep edemez. Hiçbir X amca, Y teyze bana "ayy bak hadi bugün bizde kalsın bizim çocukla nassı da anlaştılar" diyemez.. Çocuklarımın odalarında internet bağlantısı bulunamaz. İnternet bağlantısı ancak ortak yaşam odasında tutulur. Biraz daha düşünmem lazım. En az bir milyon kadar madde olmalı listemde!! Çocukları korumak neden bu kadar zor:(( ???..Allah bu sapık insanların belasını versin. Lütfen gözümüz açık olsun. Çevremizde neler oluyor gözlemleyelim. Sadece bakmayalım, görelim. Normal olmayan durumları çevremizde farkedelim. Nasıl kendi evimizi gözetiyorsak, komşumuzun da evini, çocuğunu gözetelim. Lütfen çocukları başına gelenleri "anlatmaya" motive edelim. Çünkü tacize/tecavüze uğradığı için kendilerini suçlu zannediyorlar. Öyle çok ki konu hakkında yazılabilecekler. Ama sayfalar da sabrım da yetmeyecek.

Tabiiki tüm saldırganlar pedofili değil ama yine de aşağıdaki alıntı bilgiyi okumanızı tavsiye ederim;

"Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, pedofili eylemleri temel olarak erkekler olmak üzere, bir yetişkin(18 yaş üzeri) tarafından ergenlik yaşı öncesindeki(12 yaş altı)bir çocuğa yönlendirilmiş cinsel davranışlardır. Pedofili(subyancilik), parafili yani çocuklara yönelik anormal ve doğal olmayan sapkın cinsel istek duyan kişilerdir."

"Kesin böyledir diyebileceğimiz bir pedofil profili yapabilmek çok mümkün olmasa da aşağıdaki özellikle genel karakteristik özellikleri vermektedir;


1- Çocuklar ve yetişkinler arasında popülerdir.

2- Güvenilir ve saygın görünür. Toplumda iyi bir yeri vardır.

3- Çocuklarla konuşmayı tercih eder. Çocuklarla yetişkinlerle olduğundan daha rahat hisseder.

4- Çoğunlukla ergenlik öncesi erkek ve kız çocuklarına çekim duyar.

5- Heteroseksüel, homoseksüel veya biseksüel olabilir.

6- Çocukları, video oyunlarına,partilere, şekerlere, oyuncaklara, hediyelere boğar.

7- Başı dertte ve ilgi ve şefkate ihtiyacı olan çocukları belirler.

8- Sıklıkla tercih ettiği kurbanların yaşında çocuğu olan kadınlarla çıkar veya evlenir.

9- Nadiren bir çocuğu cinsel bir temasa zorlar veya baskı kurar. Genellikle güven ve dostluk yoluyla ilişki kurar.

10- Fiziksel temas kademelidir, dokunmaktan, kucağa almaya, dizlerinde oturtmaya, öpmeye vs.. aşama aşama geçer.

11- Zevk almayı pek çok yolla türevlendirebilir. Bazısına sadece çocuğa bakmak bile yeterlidir. Bazıları için, fotoğraf çekmek ya da elbiseleri çıkarılmış bir çocuğu seyretmek yeter. Yine de bazıları daha çok temasa ihtiyaç duyar.

12- Çocuklarla yalnız kalmanın birçok yolunu ve yerini bulur.

13- Her şeyden önce(ama her zaman değil) erkektir, erkeksidir, iyi eğitimlidir, ortalamanın üstünde dindardır, 30 lu yaşlarındadır ve çocuklara erişimlerini fazlaca sunan işler seçerler.

14- Çoğunlukla aile babasıdırlar, hiç bir sabıka kayıtları yoktur ve yakalandıktan, hüküm yedikten, hapiste yattıktan ve mahkeme kararı ile cinsel suçlu programına alındıktan sonra bile, çocuğu istismar ettiklerini reddederler.

15- Evlilik sıklıkla cinsel işlevsizlik nedeniyle sorun yaşar ve pedofilin gerçek tercihleri ve yaptıklarını gizlemek için bir paravandır.

16- Çoğunlukla, ama her zaman değil,kendileri de çocuklukta cinsel tacizin bir türünün kurbanıdır.Ancak bu durum tartışmalıdır. Böyle bilinmekle beraber son yıllarda bunun böyle olmadığını gösteren çalışmaların sayısı da artmaktadır.

17- Pedofilin çocuğu olmasa bile pedofilin evi, oyuncaklar, kitaplar, video oyunları, bilgisayarlar, bisikletler,dikiş öğrenme takımları, tekerlekli patenler, havuz, abur cubur- çocukları evine çekecek ve geri gelmelerini sağlayacak şeyler ile tam da çocukların istedikleri bir ortamdır.

18- Genellikle evdeki oyuncak çeşitleri , tercih edilen kurbanların yaşını yansıtmaktadır.

19- Kadın bir pedofil, çocuğu bir erkek pedofille çift olarak taciz eder, ve genellikle kendisi de kronik cinsel taciz kurbanıdır.

20- Bir pedofil bağımsız hareket edebilir veya internet ve diğer pedofiller için gruplar gibi bir organizasyonun parçası olabilir.

21- Bazı pedofiller, davranışlarının kriminel(suc), ahlaksız veya kabul edilmez olduğunu fark eder ve gizlilik içinde çalışır. Bazıları, yaptıkları hakkında oldukça açık ve militandırlar ve pedofilinin basın ve konuşma özgürlüğüne sığınarak normalizasyonunu savunurlar ve “nesiller arası samimiyet” gibi zararsız bir dil kullanmaya özen gösterirler.

22- Bir pedofil kendi kendine durmaz, ve normalleşmez. Çünkü davranışının sorumluluğunu almaz ve zarar verecek herhangi bir şey yaptığını inkar eder. Yakalanana dek istismara devam eder."


20091203

New Moon

Dünyada gişe rekorları kıran New Moon'dan bahsetmemek olmazdı. Üç erkek, 2 kız gittiğimiz hatta onları yalvararak götürdüğümüz film fena değildi, fakat daha çok aksiyon istiyoruz. Şimdiye kadar hiçbir serinin müdavimi olamadım. Alacakaranlık'ı da vakit geçirmek için evde izlemiştim. Bu ikinci film sanırım bir geçiş yapma niyetindeydi. Tek başına bir filmdi diyemem. Ama bir dahakini merak ettirmeye yetti. Kitaplarının çok daha detaylı olduğunu okuyorum. Umarım filmler de seriyi tam anlamıyla yansıtabilir. İlk yarısı çok yavaş, tamamen romantik ve hatta biraz sıkıcıydı diyebilirim. İkinci yarısı daha ilgi çekiciydi. Filmin finali bana sinemada kocaman bir kahkaha attırdı. Tam bir "teenage movie" finaliydi. Ama her şey bir yana karakterler çok güzel. Vampirlerin kültürü çok eskilere dayanıyor. Ayrıca bu bölümde ortaya çıkan kurtlar göz kamaştırıcı. Onları bol bol bir dahaki filmlerde görmek istiyoruz:)).. Zaten soluk benizli, buz gibi vampirleri, sıcak tenli, kaslı, güzel çehreli, esmer kurtlara kim tercih eder ki?..Ah budala Bella:))


Yeterlilik Üzerine

Yeterlilik duygusu..Neden bu kadar önemlidir bilmiyorum. Bunu çok önemseyen ruhlar toy mudur, yoksa bilge midir karar da veremiyorum. Bu duygu bazı konularda oldukça yüksektir. Hatta öyle hassaslaşabilir ki insan, dokunanı yakar. Evet, acımasızca canını, beynini, kalbini yakabilir. İnanılmaz pozitif başladığı bir an, başına yıkılabilir ufacık bir sözle..

Mesela sevgilisinin ona güzel olduğunu söylemeyi bıraktığı bir kadın, bu duyguyla donanabilir. Dolayısıyla saldırıya geçecektir. Biraz daha akıllıysa sevdiği adamın özgüveniyle oynayacaktır. Ya da basitçe onu aşağılayacak ve yetersizliği ona hissettirecektir. Nasıl güzel olmak kadına atfedilen bir şeyse o da erkeğe atfedilen her türlü özelliği silah olarak kullanacaktır. Hatta öyle alevlenecektir ki, o adamı başka kadına defedecektir. Diğer kadınlar kendinden daha az iyidir. Dolayısıyla en büyük ceza adamı daha az iyiye mahkum etmektir.

Ne yüksek bir egodur bu.. Belki de külliyen, konu saçmalıktır.. Sadece toy ruhlara özgü duygulardır belki. Ama şiddeti bile saygı duymaya yeter.