Sayfalar

20091123

Her Bitter Çikolata Sert Değildir

Tamam tamam..Tabii ki buraya en hoşuma giden "forward" emailleri kopyalayıp yapıştırmaya devam etmeyeceğim. Sadece hoşuma gittiler ama hakikaten yazma yetisi kaybına uğradım. Sanki diyecek o kadar çok şeyim var ama yazamıyorum gibi. Hatta şu saniyeye kadar ne yazacağımı merak ederek bir şeyler tuşlayabildim. Ve dönüp bakıyorum da tam tamına "üç" satır bitmiş bile:)..



Bayram geliyor. Likör falan yapmadım, anneminkinden araklamayı planladım. Azcık da çikolata aldım. Geçen bayram bir sürü şekerleme almıştım ama iki ziyaretçimiz olunca geri kalan çikolataların hepsini biz yedik. (tamam tamam %95'ini ben yedim). Likörü de bayram sonrası gelen misafirlere, bitsin diye, zorla ve bolca içirdim. Geçen sene kurban bayramında tocam - o zamanlar sevgili nişanlım- bana bir koç almıştı. Ben de adını "Püskül" koymuştum. "Koç benim değil mi, istemezsem kestirmem" diye diretmeme rağmen kesilmişti.



Çok zordu...



:))) :P

20091120

ANNELER BİZE NE ÖĞRETTİ?


"Dualarin gücünü: Yat, kalk dua et ki baban müzik setinin bozuldugunu farketmedi..
Mantikli düsünmeyi: Ben öyle diyorsam öyledir!
Ileri görüslülügü: Çikmadan önce temiz bir çamasir giy. Yolda Allah korusun basina bir sey gelir, kirli çamasirla etrafa rezil olursun.
Trajikomikligi: Sen daha gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürecem.
Çeliskileri: Kapa çeneni çorbani iç!!
Dayanikliligi: O ispanak bitene kadar sofradan kalmak YOK
Meteorolojiyi: Su daginikliga bak.. Yabanci biri görse, odadan kasirga geçmis sanir.
Abartmayi: Sana 500 bin defa söyledim, kirli ayakkabilarinla içeri girme diye..
Korkmayi: Dinleme bakalim anne sözü dinleme! Kafana meteor düsecek kenara çekil diye bagirsam, onu bile dinlemezsin di mi?
Kiskanmayi: Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bir aileye sahip olmayan, kaç milyon çocuk var biliyormusun?
Sabirli olmayi: Baban eve gelsin sen görürüsün..
Diyalog kurmayi: Sana bir sey sordugumda cevap ver! Ne söyleyeyim anne? Sus!! Bana cevap verme!!
Tıp bilgilerini: Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalivereceksinn
Olgunlugu: Bu tabagin hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin
Genetigi: Bütün kötü huylarin babana çekti..
Bilgeligi: Benim yasima gel de anlarsin o zaman..

Ve, adaleti: Birgün senin de çocuklarin olacak.. Insallah onlar da sana simdi bana yaptiklarini yaparlar.. "

20091107

Güzel Bir Hikaye...


"Bir uçak yolculuğunda yan koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark eden yazar yorum yapmaktan kendini alamaz; 'Bayım alyansınızı yanlış elinize takmışsınız!' Adam bunun üzerine;'Yanlış kadınla evlendim de ondan!' diye karşılık verir.Ziglar bu anıyı aktardıktan sonra şöyle sorar; 'Peki ya bu adam doğru adam mı? Yani kadın doğru adamla mı evlenmiş? Yanlış seçilmiş bir insana doğru insanmış gibi davranırsanız sonuçta doğru insanla evlenmiş olmaz mısınız? Doğru seçilmiş bir insanla evlendiğiniz halde yanlış davranıyorsanı z yanlış bir evlilik yapmışsınız demektir çünkü. Doğru insan olmak doğru insanla evlenmekten çok daha fazlasıdır!'


Yazar kitabında şu öyküyü anlatır..'Yıllar önce Hawai'de başlık parasına benzer bir uygulama revaçtadır. Bir erkeğin sevdiği kızla evlenebilmesi için kızın ailesine belli sayıda inek vermek zorundadır. İnek sayısının 10 adet olması gerekmekle birlikte kızın özelliklerine göre bu sayı değişebilmektedir.ve adada iki kızı olan bir adam yaşamaktadır. Kızlardan büyük olanı bizdeki deyişle -kabul görmeyen- tipte, şanssız bir kızdır ve babası ona 3 inek fiyat biçmiştir; 2 inekli bir teklifi de kabul edecektir; hatta iyi bir pazarlıkla 1 ineğe fit olmaya razıdır.Bir gün adanın zenginlerinden Johny Lingo bu eve geldiğinde herkes onun diğer kızı isteyeceğini düşünür. Oysa yaşlı adamı sevince boğarak büyük kıza talip olur. Herkes en azından isteneni yani; 3 inek ödeyeceğini düşünürken Johny yanında 12 tane inekle gelmiştir!!..O dönemlerde normal bir balayı ortalama bir yıl sürmektedir ama gelin ve damat iki yıllık balayı planlamıştır.Damatla gelinin dönmesinin beklendiği gün ahaliden biri dönüşlerini haber vermeye gelir gelmesine ama gelenlerin Jony ve eşi olduğundan emin değildir. Aslında Johny'i tanımıştır fakat kızdan emin olamamıştır; yaklaşan kadın çok güzel, zarif birisidir. İyice yaklaştıklarında kimsenin tereddütü kalmaz. Fakat kızın güzelliği, cazibesi ve çekiciliği en eleştirici gözle bile reddedilmeyecek ölçüdedir. Yakından bakanlar Johnny'nin 12 inek karşılığında iyi bir alışveriş yaptığını düşünürler.'Yazar işin püf noktasını şöyle özetler; 'Johnny 12 inek ödedi, kız 12 ineklik bir kadın haline geldi.'Bu hep böyle olmaktadır; eşinize veya sevgilinize verdiğiniz değer, ona kazandırdığınız değerdir. Aslında 'doğru adam', 'doğru kadını' inşa eder, 'doğru kadın' da 'doğru adamı'..."

20091106

Ve üzülmek için çaldın mı bir kış şarkısı?..

Canım bir türlü yazmak istemedi. En başta zorladım kendimi ama sonra rahat bırakmaya karar verdim. Bir sürü konu vardı aklımda ve birçoğunu da unuttum. En çok dağdan inenlere ve sırtından vurulmuş memlekete kızdım, kudurdum. Şehit yakınları için gözyaşı döktüm. Uzun süre kaldırmamak üzere al bayrak astım evin camına, sırf rengim belli olsun diye. Bir iki film izledim. Gerard Butler bile olsa içinde içmden yazmak gelmedi ama beğendim. Hamama gittim bi güzel yundum yıkandım. Hiç kitap okumadım. "Mesnevi" öyle duruyor vitrinde, en fazla 6. ya da 7. sayfasında kağıt sıkıştırılmış vaziyette.

Ah bir de evet mevsim geçişi var tabi. En çok da kışa geçerken zorlanıyorum sanırım. Soğuk bir de.. Evim çok soğuk ve daha da soğuk olacak:)..Ankara kışı çoktan ilan etti. Bir adet ısıtıcı, bir adet elektrikli radyatör ve bolca da doğalgaz ile evin bütçesini batırmaya tamamen hazırım!..İçinde ısınacak bir eve ve bir de kalbe sahip olduğum için şükretmeden edemiyorum.

Yok yok romantikleşmedim, depresif de değilim, sadece kış durgunluğu bu!