Sayfalar

20090722



"DEPRESYON NEDİR?


Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk
alamama durumu vardır. Ek olarak depresyondaki kişide kederli ve üzgün bir duygudurum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur. Bu durumda kişi her şeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemese de kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda her şeyin olumsuz taraflarını görür.


DEPRESYONUN BİLİŞSEL BİLEŞENLERİ NELERDİR?

1. Olumsuz üçlü:
Kişinin kendine, çevresine ve geleceğe yönelik olumsuz
değerlendirmelerde bulunması.
2. Olumsuz düşüncelerin otomatik olarak ortaya çıkması: Kişi daha önceden plan yapmadığı ve düşünmediği halde bu olumsuz düşünceler otomatik olarak ortaya çıkar.
3. Bilgi işlemede ve algılamada sistematik hataların olması:


4. İşlevsel olmayan şemalar : Bu işlevsel olmayan şemalar çocukluk döneminde başlayan ve yaşam boyu gelişen oldukça güçlü sayıtlılardır ." (http://www.depresyon.biz)


-Seçici Olarak Olumsuza Odaklanma ve Olumlu Şeyleri Gözden Kaçırma
-Olumsuz Olayları Abartma
-Olumlu Olayları Küçümseme
-Olumsuz Olaylardan Yola Çıkarak Aşırı Genellemelerde Bulunma
-Ya Hep Ya Hiç Tarzında Düşünme

-Olaylardan Keyfi ve Kendine Göre Çıkarsamalarda Bulunma

20090715

DR.90210

Gerek benim ilk gençliğime denk gelen dizilerden olsun, gerek medyadan olsun hemen hemen herkes Beverly Hills'in merkez posta kodunu bilir: 90210..Bu rakamları ne zaman bir arada görsem içimde ufak bir heyecan uyanır. Dolayısıyla konuya hemen dikkat kesilirim. Birkaç haftadır da adı DR.90210 olan bir reality şov programını kanal E!'de izliyorum.Özet olarak Beverly Hills'de plastik cerrahi hizmeti sunan birkaç doktorun hayatlarını, müşterilerini ve ameliyatlarını konu alan bir program bu. Gerçek ameliyatları birebir görüntülüyorlar.Biraz Nip Tuck edası var fakat ondan daha da heyecan verici olan bu operasyonların gerçek olması.

Şovdaki doktorlardan en çok da ilgimi çeken Dr.Robert REY.Brezilya'nın en fakir semtlerinden birinde doğmuş, daha sonra bir aile tarafından Amerika'ya getirilmiş, üniversiteyi UCLA ve HARVARD gibi dünya lideri okullarda okumuş, savunma sanatlarına ilgi duyan, hatta ameliyata başlamadan birkaç hareket yapan, "güzel" kelimesini "beauttiffull" şekliyle hafif kırık ama o kadar da çekici brezilya ağzıyla söyleyip duran bir doktor Robert Rey. 2 Tane çocuğu ve zengin bir yaşamı var. Eşi sürekli onun çok çalışmasından yakınıp duruyor ama oldukça pahalı zevklere de sahip.Sürekli annesini eve çağırıyor ve bazen Robert'ı biraz dışlanmış ve sadece para kazanmaya yarayan bir robot gibi hissettirebiliyor. Bu karakterin bu kadar ilgimi çekmesinin nedeni; travmalarla dolu bir çocukluk ve gençlik geçirip kariyerinde oldukça iyi yerlere gelmiş olması ve hayata bu kadar pozitif bakabilmesi.Diğer doktorlarda bence bir numara yok ama Robert için izlemeye değer bir program:) http://www.eonline.com/

20090702

Ambulansa nasıl yol verilir?


Yıllar önce aşağıdaki yazı bana e-posta yoluyla ulaşmıştı ve ben de çok önemli bir bilgiyi edinmiş oldum.Bunu da kesinlikle paylaşmak istiyorum;

Dr. Tijen Acarkan'dan dinliyoruz:
"Bir süre ambulans doktorluğu yapmıştım. Öyle zordur ki içeride saniyelerle yarışırken, ambulans şoförünün yerinde duramadığını ve parmaklarının direksiyona geçtiğini görürsünüz.
Haklıdır çünkü biz sürekli "Daha çabuk daha çabuk" derken, öndeki araçlar bir türlü ilerleyemez ve şoför bir türlü sol şeritte olmasına rağmen yol alamaz.
Trafik karışır... Korna sesleri... Bir karmaşa... Ambulans sireni ve kriz...
Ambulans sol şeritten sirenle gelirken, kendi şeritlerinde olmadığı için sağ şeritteki arabalar gayet rahatlar. Oysa bu siren sağ şerittekiler için! Çünkü sağ şeritteki araba duracak, önünde yer açılacak ki soldaki arabalar bu boşluğa girip sol şeritteki ambulansa yol açsın. Yoksa sağ şerit yol vermeden ilerlemeye devam ederse soldaki arabalar nasıl yol versin ambulansa?”

Yıllardır bunu uyguluyorum ve çevremdekilere de uygulatmaya çalışıyorum.Ambulansı farkettiğimde sağ şeritteysem mutlaka duruyorum.Tahmin edeceğiniz gibi arka araçtaki şoför korna çalmaya başlıyor.Ama ne oluyor? Ben duruyorum ve onlar da gidemiyor. Sonuçta sol şerit önümdeki boşluğa yerleşmeye başlıyor. Bu durumlarda arkada bulunan sayın şoför,umarım bu yazıyı bir gün okursun, akıllanırsın,zeka pırıltıları saçarsın..

Benimle TÜRKÇE Konuş



Bu aralar bu konu hakkında internette, yazılı basında, okul panolarında vs. güzel çalışmalar görmeye başladım.Yıllar boyu yüreğimizde büyüttüğümüz üzüntümüz artık bu yollarla dilleniyor. Kendi dilini doğru yazıp konuşamayan toplumların kültürlerini zamanla kaybedeceğine inanıyorum.Elimden geldiğince doğru olanı kullanmaya yıllardır özen gösteriyorum.Bu özeni gösteren insanlara da hayranlık duyuyorum. İster istemez yabancı sözcükleri kullansak da en azından bu sözcüklerin Türkçe olanlarından daha iyi vurgu yapmada kullanmanın etkisiz hale geldiğinin artık farkında olalım.Bir de benim için sıkıştığım anlarda yol gösterici olan Türk Dil Kurumu'nun web sayfasına bir göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim; http://www.tdk.gov.tr/.